Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürlüğü’nde, İçişleri Bakanlığı, TİKA ve YTB desteğinde Balkan ülkelerinden medya temsilcilerinin katılımı ile Balkan Medya Forumu gerçekleştirildi.

Balkan Medya Formu toplantısına İzmir Valisi Süleyman Elban, TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Mahmut Çevik, YTB Başkan Yardımcısı Abdulhadi Turus, Büyükelçi Naciye Gökçen Kaya, 24.Dönem Milletvekili Rifat Sait, Bergama ve Konak ilçe Belediye Başkanları, Türk Dünyası Gazeteciler Federasyon Başkanı Menderes DEMİR, İstanbul Gazeteciler Federasyonu Genel Başkan ve İstanbul Medya YK Başkanı Adil KOÇALAN, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Bölge Müdürü, Rumeli göçmenleri ve Kosova, Bosna Hersek, Almanya, Azerbaycan, Arnavutluk, Karadağ, Romanya, Sırbistan, Bulgaristan, Makedonya’dan basın yayın kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

 

İzmir’de gerçekleşen Balkan Medya Forumu, Balkan ülkelerinin yanı sıra Azerbaycan, Almanya, ve Türk Dünyası ülkelerinden 100’e yakın medya temsilcisini bir araya getirdi.

Forum, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün projesi kapsamında Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) ve Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi (BASAM) işbirliğiyle gerçekleştirildi.

Toplantının odak noktası, dezenformasyonla mücadele ve birlik oluşturma çabalarıydı.

Balkan Medya Birliği’nin kurulması yönünde karar alındı. Rıfat Sait, forumda yaptığı konuşmada dezenformasyonun önüne geçmek için bu birliğin önemine vurgu yaparak, Türkiye’nin ve bölgenin bu konuda işbirliği yapmasının gerekliliğini belirtti.

Balkan Medya Forumu 3 oturum şeklinde İzmir İktisat Kongre Merkezi’nde gerçekleşti. Toplantının ardından Balkanlardan 11 medya kurumunun katılımıyla Balkan Medya Birliği’nin kurulmasına karar verildi.

Forumun açılış konuşmasında İzmir Valisi Süleyman Elban, olayların kamuoyuna yansıtılmasının giderek önem kazandığına dikkat çekti. Bu tür etkinliklerin dezenformasyona karşı mücadelede kritik bir rol oynadığına vurgu yaptı.

Yanıltıcı, insanları zora düşürücü ve hile yapan mizaçta bir millet olmadıklarını aktaran Elban, “Öyle olmadığımız için de biz doğru yaptığımız şeylerin doğru olduğunu ve herkesin de bunu doğru anlayacağını çünkü zaten doğru yansıtacağını peşin olarak kabul ediyoruz. Ama işin hiç de öyle olmadığını, özellikle son dönemde medyadaki ve sosyal medyadaki baş döndürücü gelişmelerle gördük. Çok hızlı hareket edip, bugün yapılmaya çalışılan formdaki gibi örgütlenip doğru bilgiyi kaynağından kamuoyuna hızlı bir şekilde ulaştırmamız lazım ki bizden önce başkası yanlış, yalan bilgiyi yaymasın.” dedi.

İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Fahrettin Kaya da Türkiye’de 102 bin sivil toplum kuruluşu olduğunu ve bunlara kayıtlı 8 milyon vatandaşın olduğunu. İzmir’de 5 bin 600’e yakın derneğin olduğunu aktaran Kaya, “570 bin vatandaşımız, derneklerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza üye. Bugün burada sivil toplum kuruluşunun çok güzel bir örneğini görüyoruz. Çok güzel bir proje hazırlandı. Belki çok kısıtlı bütçeyle destek verdiğimiz bir proje ama böyle uluslararası bir katılımı gördükten sonra çok gurur duyduğumuz bir proje haline geldi.” dedi.

TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Mahmut Çevik

TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Mahmut Çevik, Balkan Medya Formunun Rumeli için ciddi ve samimi bir çaba olduğunu belirtti. TİKA’nın çalışmalarına dikkat çeken Çevik, “5 Asır Osmanlının var olduğu, 3 Semavi dinin buluştuğu ve 4 medeniyetin yaşadığı Balkanlarda proje ve programlar ile TİKA olarak bölge barışına önemli katkı sağladıklarını belirtti.

TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Mahmut Çevik ayrıca konuşmasında “Çağımızın artık hızı hesaplanamayan bir iletişim çağı, gerek konvansiyonel medyayı ve gerekse yeni medya alanlarını doğru içeriklerle kullanmanın iletişimde sağlayacağı fayda şüphesiz çok tesirli olacaktır. Ne var ki her iki alanda da yanlış, kasıtlı haberlerin, sosyal medyada özellikle gerçek olmayan kullanıcı hesaplarının doğurduğu kaos, sağlıklı iletişimi de sekteye uğratmaktadır. Bu yüzden her birimizin ciddi bir sorumluluk taşıdığını kabul etme ve kavrama mecburiyeti vardır. Dolayısıyla dezenformasyonun doğuracağı en önemli sorun söz konusu krizin çözümünden çok daha karmaşık bir biçim almasına yol açmasıdır. Bu sebeple her bir sosyal medya kullanıcısı, özellikle olağanüstü durumlarda keyfi ya da yanlı içerik paylaşımından sakınarak insani ve vicdani bir sorumluluğu yerine getirmiş olacaktır. Bu bilincin hakim olduğu medya mecrası da krizi büyüten değil, krizin gerekli çözüme kavuşmasına katkı sunan mecralar konumuna taşınacaktır” diyerek sözlerine son verdi.

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkan Yardımcısı Abdülhadi Turus

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkan Yardımcısı Abdülhadi Turus dünyadaki algı sistemine değindi. Uluslararası ilişkiler literatüründe olmayan ama Türkiye’nin Türk Dünyası ve Balkanlar ile kurduğu gönül coğrafyasıyla birçok şeyi başaracağız. Filistin Gazze’de soykırım yaşanıyor. Bu soykırımın nedeni dezenformasyon. Çoğunluğu çocuk ve kadın olan soykırımı dünya görmezden geliyor. Biz dünyanın vicdanıyız” dedi.