İSTANBUL – Kanal 34 İstanbul’un kalbinde, yüzyılların ağırlığını omuzlarında taşıyan bir yapı var: Ayasofya. Her bir kubbe çizgisi, her bir sütun gölgesi, insanlığın inançla, fetihle, zamanla kurduğu bağın sessiz birer tanığı. Bugün, bu kadim mabedin yeniden cami olarak kapılarını açmasının üzerinden altı yıl geçti.
Ayasofya, 6. yüzyılda Bizans’ın kudretli imparatoru Justinianus’un “Dünyada bir benzeri olmasın” diye yükselttiği bir hayaldi. Yüzyıllar boyunca Hristiyanlığın en görkemli mabedi olarak kabul edildi. Sonra takvim 1453’ü gösterdi; İstanbul fethedildi ve Ayasofya, Fatih Sultan Mehmed’in kararıyla yeni bir kimliğe büründü. Artık minareleri vardı, kubbesi ezanla yankılanıyordu.
1934’te alınan karar ise Ayasofya’yı bir müzeye dönüştürdü. Böylece yapı, dinî kimliğinden sıyrılıp insanlığın ortak mirası olarak ziyaretçilere açıldı. 86 yıl boyunca milyonlarca insan, bu taşların arasından tarihin nefesini dinledi.
Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması bir anda olmadı. 2005’ten itibaren çeşitli girişimler, davalar, tartışmalar yaşandı. 2016’da Hünkar Kasrı’na yıllar sonra ilk kez imam atanması, minarelerden çifte ezanların yükselmesi, Fetih Suresi’nin okunması… Tüm bu işaretler, Ayasofya’nın kaderinin yeniden yazılmak üzere olduğunu fısıldıyordu.
Sonunda 10 Temmuz 2020’de Danıştay, 1934 tarihli müze kararını iptal etti. Bu karar, Ayasofya’nın vakıf senedindeki asli kimliğine vurgu yapıyor ve yapının cami dışında bir amaçla kullanılamayacağını belirtiyordu. Ardından yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla Ayasofya, Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredildi.
O gün, Ayasofya’nın kubbesi bir kez daha ezanla yankılandı. 86 yıl sonra kılınan ilk cuma namazı, hem Türkiye’de hem dünyada büyük bir yankı uyandırdı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı bu ibadet, Ayasofya’nın uzun yolculuğunda yeni bir sayfa açtı.
Ayasofya, yalnızca taş ve harçtan ibaret bir bina değil.
Bugün ise yeniden cami olarak ibadete açık. 1984’ten bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Ayasofya, hem geçmişin hem bugünün hem de geleceğin ortak mirası olmayı sürdürüyor.
HABER- ERSEL ÖZER